|
Menü Arama Yazılarım ( 294 )
18.06.2009 Sende "Yusuf'un tuzağı"na değer bir şey var mı?
![]() Yusuf dedi: "Biz metaımızı kimde bulursak, onu alırız..." [Yusuf, 12/79] Güzellerin eline geçmek istiyorsan, o güzellere layık bir dane olmalısın. Hakk ki kendini "tuzak kuranların en hayırlısı" ilan etti, Yusuf'un ağzından bize böyle seslendi. Kıssada Yusuf'un tuzağının bir parçasıydı bu sözler.. Kardeşi Bünyamin'i yanına alabilmek için, yükleri arasına "bizim metaımız" dediği bir eşya yerleştirdi. Böylece Bünyamin kardeşlerinden temyiz edilecek, o alınacak, kardeşleri bırakılacaktı.. Rabbimiz de bize demek ister ki: "Sizi varlık kıtlığından çıkarıp, insanlık yükünü omuzlarınıza yükledim. Emanetim sizde. Hiç hak etmediğiniz halde, Benim muhatabım oluverdiniz. Hiç hakkını veremeyeceğiniz halde, Benimle sonsuz birlikteliğe aday oluverdiniz. Ama içinizde bana Bünyamin olacakları alırım yanıma... Yüklerinizi yüklenip ardınızı Bana döndüğünüz halde, ardınız sıra haberciler yetiştirdim. Yükleriniz içinde 'metaımız var' diye elçiler ve Kitap'lar gönderdim. Kalbiniz benim. Yalnız Beni sevmeye ayarlı. Yalnız Benimle razı olmaya razı.. Sadece Beni anarak tatmin olur." Şaşırdık hepimiz bu çağrı ile.. Çoktan dünyaya razıydık. Ötesini istemekten vazgeçmiştik. Fazlasını yanımızda bulacağımıza dair ümitlerimiz sönmüştü. Dünyayı yüklendiğimiz develerimizi durdurduk. Çoğaltma, biriktirme tutkumuzun iplerini gevşetip çözdük... Hırslarımızı doldurduğumuz yü(re)klerimizi omzumuzdan indirdik, istemeye istemeye.. Geri çağrılı olduğumuzu duyar gibi olduk. "Sonunda O'na döneceksiniz!" gerçeği ile didik didik edildi yüklerimiz. Bir tek Bünyamin'lerin yükünde çıktı kalb. İmanla dirilmiş kalp. Tevhidle kanlanmış kalp. Havf ve reca ile, korku ve ümitle bir kasılıp bir gevşemiş kalp.. Dediğince Geylani'nin:"Kalb, Allah'la olursa, Hakk onu sebeplere ve halka bırakmaz. Sebeplerle alışverişini keser. İşe yaramazların tezgahına yormaz. Düşük hallerini ayağa kaldırır. Rahmetinin kapısında oturtur. Lutfunun baş köşesinde uyutur." Dediği gibi Hakk'ın: "Allah müşteridir müminlerin "Ben" dediğine ve "Benim" dediklerine, karşılığında cenneti vermek üzere..." Kendini "mümin" bilenin her hali, her işi, her sözü, her susması, her edası, her bakışı, her yürüyüşü, her duruşu... Allah'ı müşteri edercesine kıymetlidir, paha biçilmezdir.. Bünyamindir onlar.. Yusuf'ça güzellerin tuzağına layık daneler taşırlar içlerinde, işlerinde... Kalbin, Yusuf'un Rabbinin alıkoymasına değiyor mu? O'nun metaı var mı göğsünde? Dön de bir bak... Bu yazı 3271 defa görüntülenmiştir.
Yorumlar ( 1 ) A.Samet
25.05.2010 13:26
Allah razı olsun Senai abi'm.
Benim âcizâne,kısır fehmimle çıkardığım ders şudur: " Nefis ve malını, senin vücuduna ve dünyana koyan Allah'a sat. Ki mal,onundur. Karşılığında Cennet vermek üzere, ver diyor bana. Ben ise hepi elmas zannettiğim metalara takılıp, onu bağrıma basıp,sonrasında o metaların elimi ve bağrımı delik deişk ettiklerini görünce anladım birer ince ve değeri çok düşük cam parçası olduklarını. " Kaldı ki, RABB'imizin karşılığında cennet vereceğim, tâ ki bana satasınız hitabına karşılık, Hz. Bediüzzaman gibi demeliyim. "Gözümde ne cennet sevdası var, ne Cehennem korkusu" -- Selametle.. |