|
Menü Arama Yazılarım ( 294 )
27.11.2009 "Aşk" bitti...
![]() İyi bir roman. Ama roman. Ama sadece roman. Akıcı bir üslup. Aksiyonu eksik değil. Cinayet var. Entrika kol geziyor satırlarda. Cinsellik ve hatta erotizm bile var. Dinsellik had safhada. Yeri geliyor, keskin ve sarsıcı bir vaaz dinliyorsunuz. Yeri geliyor, vahyin en derindeki akıntılarından mistik kokular alıyorsunuz. Bu dünya ve öte dünya öyle içiçe ki, bir anda kendinizi ahiretten dünyaya bakarken buluyorsunuz. Müthiş! Aşk'a gelince, ön kapaktan arka kapağa kadar her satıra sızmış. Flörtüöz takılmalar, dokunmalar, öpüşmeler... Siber boyutlara kadar taşmış romanın aşk/ın boyutları... Böyle bir roman her yerde kolayca bulunur. Yazanların, yazabilenlerin ellerine sağlık. Henüz bir roman bile yazamamış bir adamım. Belki de kıskanıyorum. Rabbim hassetten korusun. Beni ilgilendirmez de yazılanlar. Bana düşmez de hesap sormak... Hele eleştirmek asla haddim değil. Ama... Modernist düşüncelerin sığ ve paspal uzantılarını yalakalık ve sululuk üzerinde akan söylemlerini Hazreti Mevlânâ'nın ağzına koyuyorsan, Helal ve haram sınırlarının kasıtla aşındığı, aşıldığı laubali el hareketlerine, kaçamak bakışlara, doğallık ve içtenlik kılıfına gizlenmiş şehvet kıpırtılarına Hazreti Şems'i özne yapıyorsan, Bir de "sufilik" ve "sufi" gibi kavramlar üzerinden sanki "müslümanlık" ve "müslüman" hiç yokmuş gibi, olsa bile kale alınası değilmiş gibi, ana akım dinî yaşantıyı kenara itip Hz Mevlana ve Hz. Şems üzerinden, kadınların "dinsel dans" ederek kıvırtmalarının teşvik edildiği, sanki tesettür hiç olmamış, namazı hiç duyulmamış, şarap içilse n'olurmuş ki vurdumduymazlığını ince ince besleyen, "mühtedi" bir adamın hem de ömrünün son demlerinde bile isteye zina edebildiği kaçkın ve serkeş bir "yeni din" telkin ediyorsan, Herkese -evet, evet herkese- farz olan "tasavvuf"u, bir tür "alternatif İslam" gibi, sanki birilerinin lüksü ve hobisiymiş gibi "şeriat"ın yani İslam'ın karşısına ve yerine koyma teşebbüslerine katılıyor ve katkıda bulunuyorsan, Kadının, vahiyce net olarak tanımlanış, isteyenin azıcık kafa yorma pahasına pekâlâ hakikatini öğrenebileceği asıl ve asil yerini, Hazreti Mevlana'nın ve Hz. Şems'in hanımları üzerinden ırgalamaksa niyetin, Romansı kurgular hatırına iffetle anılması gereken bir İslam büyüğü ve hanımının "gerdek gecesi" detaylarını kanlı çarşafa varıncaya kadar görmüşcesine, göstermek isterlercesine, en azından gösterilmesini dert edinmediklerini ima edercesine fantezi konusu haline getirmekte sakınca görmüyorsan, Ayrıca, inanmadığım ve inanmak istemediğim iddialara göre, içimizden biri ve bir müslüman olarak, tüm bunları bize üstten ve dışarıdan bakan bir oryantalist edasında ve sistemli olarak icra ediyorsan... ..."aşk"ın sonunu getirdin, aşk'ı aşkın'ın karşısına koydun demektir. İnsanın içine işleyen üslubunun; farklı, itilmiş ve unutulmuş olanı gören/gösteren sıradışı bakışının, bizim "buralı" olarak kanıksadıklarımızı bize yeniden hatırlatarak aklımızı bıçak sırtında tutan tahlil yeteneğinin, birilerinin tanımladığı "Aşk"ı değil, bizim "Muhabbet"imizi anlama/anlatma yolunda istihdam edilmesi için dua etmekten başkası gelmiyor elimden, dilimden... Kalbimin ettiğini ise saklamayayım. Kalbimde buğz yok değil yazdıklarına... Yazılanların tahrip gücünü sezdiği kadar, hikayeleştirilerek "gizlenen", vahiyle bağı koparılarak "silikleştirilen", sığ tercümelerle "klişeleştirilen" malum Rumi figürüne katkısını da "görüyor." Buğzum var ama kinim yok; olsun da istemiyorum. Zira, Hz. Mevlana'nın yorumuyla "buğz" hastalık yapan bakteriye ya da virüse düşman olmaktır; "kin" ise hastaya düşman olmaktır. Vahiy buğzu emreder, kini kınar. Bu yazı 5926 defa görüntülenmiştir.
Yorumlar ( 35 ) ibrahim
20.05.2010 23:50
Bu Yazım Tamamen Elif Şafak'a Yazılmıştır.Elif hocam öncelikle selam eder ve başarılarınızın devamını dilerim.Çok yoğun bir şekilde kitab okuyan biriyim. Size şimdi bir hikaye anlatmak istiyorum. Kitabınız sayesinde bir sevgilim oldu. Nasıl mı oldu?. Kendimi övmek mi dersiniz yoksa aşagılamak mı dersiniz size bırakıyorum. Kitabınızda anlattığınız şems-i tebriz'i anlatırken gerçekten bende tamamen beni anlattığınızı ben bile bir ara düşünmeye başladım. Yaklaşık olarak 8 yıldır hiç citti anlamda bir kız arakadaşım olmamıştı ve hep olursa tek olsun. Son olsun düşüncesini besledim onca sene.O Tek olmasını istediğim kişi ile tanışmamız tabiki yine kitablar üzerine oldu kitab okumayı çok seven biriyim. Kız arkadaşımda sizin kitabınızı 3 defa okuduğunu söyledi. Okuduğu baştan sona okuduğu tek kitab. Bana da okumamı tavsiye etti itabınızı. Okumaya başaldım. daha önceden mevlana ya karşı mevlananın mevla aşkına karşı çok müthiş o kadar temiz bir aşk'a sahib olmak için her namazımda dua etmişimdir. allahıma çok şükür o kadar temiz de olmasa yüzümü kızartmayacak kadar bir aşk bir sevgi bahşeyledi bana allah. kitabınızdan etkilenerek yani şems'in karekterinden etkilenerek. Şems-i mi buldum diyerek kendini kandıran ve bana yaklaşan bir sevgilim oldu. onca zaman kimsevi kendim, içten sevmedim yada sevmek istemedim. Hep beni seven birine değer vermek ve bütün hayatımı onunla geçirmek için bütün duygularımı bu çerçevede besledim. Sonrası malum beni seveni sevmeye başladım. ama sonradan kitabta ilerledikçe anladım ki beni ben olduğum için değil kitabta ki şems karekterine birebir uyduğum için benimle birlikte olduğunu fark etmeye başladım. şems-i kitabta okumak,sems'in asiliği kendi bildiği doğular üzerine bir hayat kurması muhabbet ve idealleri hepside çok güzel. ama okumak güzel bunlar gerçek hayatta yaşamak. bunları birebir yaşamak yürek ister. neyse sonuçta. ayrıldık biz. ayrılma sebebimizi de söyleyeyim de içiniz rahatlasın. hani şu kitabınızda canlandırdığınız. Ella gibi kitabın sonunda olduğu gibi yanlış kişiyi sevmişim aşkı buldum dedi. ve başka biri ile çıkmaya başladı. çıkmaya başladığı kişi çok cahil o kadar cahil ki aynı anda 3 kız arkadaşı var ve benim sevgilim. bunu çıkmaya başladıktan yani beni terk ettikten. ben sana değil ona aşık mışım dedikten ve beni terk ettikten 3 gün sonra haberi oldu. nasıl sa işte allahın hikmeti. allah deng düşürmüş nasıl olmuş sa gerçekler ortaya çıkmış. şimdi çok pişman. şems gibi kesin ve kaidesi kesinlikle çiğnen meyecek kurallarım vardır benim de. sevdiğimden, sevdiğim kişiden sadece aldatma sonucu ayrılırım bu benim kaidelerimden biridir. şimdi bunun kitabımla ne alakası var diyeceksiniz. kitabınızı okudum güzel harbiden güzel. ama kitabın tamamını vokuduktan ve genelini şöyle bir yorumlamak gerekirse insanlara. aldatmayı,tahammülsüzlüğü,fedakarlık göstermemeyi fedakarlık gösterme direncini,huzuru,küçücük sorunlardan sonra sevgi ve aşkı dış dünyada istediğimiz zaman araya bileceğimiz düşüncesini aşılıyor biliç altında. Elif hocam bilmeden bir çok insanın bilinç altına bu bilgileri yüklüyorsunuz. saygı duyuyorum. yazarlığınıza. kullandığınız tek kelimenin bir insanda ne kadar büyük bir etki bıraka bileceğini tekrar hatırlatmak istiyorum. bu olaylardan sonra oturdum ve bir araştırma yaptım. kusura bakamyın ama şems-i tebriz hakkında ve mevlana celaleddin rumi hakkında hiç bir bilgiye sahib değilsiniz. sadece şuy kadarını söylemekle yetinmek istiyorum. siz bile gerdek gecenizde neler yaşadığınızı kimseye anlatmaz ken. öyle büyük bir zat'ın zifaf gecesini anlatmasını öyle mükemmel bir ahlak ile mevlanadan kazanılmış bir ahlaka sahib olan bir kadının. başka birine o mahrem bilgilerini başka insanlara anlatmasını beklersiniz ve siz kaleme almaya cüret edebilir siniz. bu bir edepsizlik bile değildir. edepsizlikten de öte bir gurur suzluktur. şimdiden sizden özür diliyorum ve daha dikkakli olmanızı talep ediyorum.
Ahmet Sait NAS
08.01.2010 04:35
İnsanın kitabı bitirdikten sonra (şeytanın da vesvesesiyle) aşık olası geliyor. Sanki gayrı meşru aşka girince günah olmayacakmış gibi... İlahi aşkı çarpıtan bir roman.(Bunu kendim fark edememiştim ilk başta) Zihinlerimizdeki bulanıklığı giderdiğiniz için teşekkürler
Ahmet Sait NAS
08.01.2010 04:30
Kitabı ilk okuduğumda hiç farkına varmamıştım.Ama daha sonra anladım ki bu kitabın amacı(fikrimce) gayrı meşru aşkı meşruymuş gibi göstermek.. Uyarılarınız İçin ALLAH RAZI OLSUN
ebru durmaz
26.12.2009 19:33
asya
16.12.2009 14:29
yapılan şu yorumlara bak akıl karı diil..sanki adamın hayatını yazmış bu bir roman arkadaşlar yapmayın yaa...
asya
16.12.2009 14:23
kesinlikle yorumunuzu ağır buldum..sonuçta bir roman biyografi örneği diil ki..roman denilen şey aşağı yukarı hep bir masal havası gerçeklikten uzak kurmaca bir dünyadır..yazan kişi kendi hayatını da yansıtmış olabilir ki öyle gözüküyo..yazmış ben de okudum beğendim emek verilmiş değerli bir eser..
mustafa coşkun
14.12.2009 00:47
aynı fikirde değilim... bence sert bir eleştiri olmuş... başta da söylediğiniz gibi bu bir roman... ilmihal değil ki... tabi bu benim bir okur olarak görüşüm...
yolcu_end
12.12.2009 16:14
çağımızda insanlığın ortak değerlerinden biri olarak temayüz ederek aslında İslamiyetin evrensel oluşunu bize ispatlayan Hz. Mevlana Celaleddin-i Rumi ve hakkında ''Onun ışığı vurmazdan önce ölü bir nakıştım sadece taş duvarlarınızda. O, elindeki yay ile vurmazdan önce tellerime; hep aynı nameyi çalıp söyleyen, kendi sesine yabancı bir kuru rebaptım. Ben onun avucunda bağlar, bahçeler ağaçlar görür; deryalar gibi geniş, deryalar kadar berrak sular görürüm. Onun avucunda çıkan ağaçların gölgesinde dinlenirim. Lâkin siz bunların hiçbirini göremezsiniz'' dediği Şems-i Tebrizinin yer aldığı bir romanda, ayrıntısına bu kadar girilmesini gereksiz bulduğum ve tasvip etmediğim durumları bu kadar kibarca dile getirdiği için, ülkemizdeki tüm kalem sahiplerinin insiyatiflerine hitap etmiş olabilmesi dileğiyle Senai Abi'ye teşekkürler. Allah razı olsun.
hatice
11.12.2009 11:54
şengül altun
10.12.2009 23:36
evet ya işte bu..bu işte tamda o kitap da gördüğüm ve benı rahatsız eden şey ALLAH razı olsun
nalangül
10.12.2009 15:44
Selamun aleykum
AŞK kitabının özelliklede şemsi tebrizi yi sevdirdiğini inkar edemeyiz.Hatta onun varlığından bihaber olanların bile ilk fırsatta şemsin türbesine koştuğunu ve mesneviyi okumaya başladıklarını vs...Velhasılı hocam sizin gibi ince ama ÇOKK ÖNEMLİ detayları göremedik ki bu da bizim ne kadar (kendi adıma) cahil olduğumu gösterdi...Bize birşeyler kattığını düşünürken bazı şeyleri aldığınıda göremedik.. Rabbim siz den razı olsun hocam. meryem
10.12.2009 01:10
Ktabı çok merak ederek okudum.Tüm arkadaşlarım beğenmişti.Kendim okuyunca çok etkilendiğimi söyleyemem.Konu olan sıradan insanlar değil ki...
Mevlana Hz.lerini dile getiriyorsunuz... Yazarın islamı tam olarak tanımadığını düşünüyorum.İslam dini edep dinidir.Zerafettir. banu
08.12.2009 14:33
ben kıtabı okudum ve çok beğendim. insan okuduğu bir şeyden her şeyi almak zorunda değil ki, bazen bir cümle hayatınıza renk ve anlam getirir. toptan karalamk yerine herkesin kendi nasibince alabileceği şeylere saygı duymak lazım. ben de mesneviyi ve şemsi makalatını okumak için bir başlangıç oldu bu kitap... sonuçta bir emek var, emek verilmiş...
betül
07.12.2009 01:12
Hocam kitabı okumuştum ve gerçekten çok beğenmiştim.Şimdi bu yorumunuzu okuyunca,ne kadar biliçsizce okuyup beğendiğimin farkına vardım.Bu konularda çok dikkat etmeye çalışsamda bakış açımı daha çok genişletmem gerektiğine inandım ve utandım doğrusu düşüncelerimden.İyiki sizin gibi bilinçli,bilgili,farkındalıklı...insanlarvarda bizler gibi düşen insanların kalkmasına yardımcı oluyor.Yüreğinize sağlık hocam,Rabbim emeklerinize kolaylıklar verip,yüreğinizdeki Rab aşkını ziyadeleştirsin...
Allah'a emanet olun Rukiye Demir
06.12.2009 15:22
"Aşk" bana Mevlana'yı öğretti,Şems'i öğretti.Kendi iç yolculuğuma çıkmamı sağladı.Bu kitapdan sonra buldum kendimi.Ya yazmasaydı,ben ne zaman tanırdım Mevlana'yı Şems'i.Lütfen daha iyi bir gözle okumanıza devam edin.
merve
05.12.2009 15:34
gülnur
04.12.2009 20:00
yüreğinize sağlık hocam bu ktabı bende okudum .bahsettiğiniz konular kafama takıldı .hareti şems'e yapılan yakıştırmalar doğru olabilirmi diye düşündüm ama hiç kimsenin aksi yorumumuna rastlamayınca sessiz kaldım.Allah razı olsun sizden herzaman olduğu gibi yine bizleri uyarıp düşünmemize vesile oldunuz. hazreti şems!i ve mevlanayı daha iyi anlatan eserlerde yayınlarsınız inşaallah selametle
safiye
03.12.2009 13:53
İnanın bende bu kitabı okuduğumda aynı şeyleri düşündüm. Ama çevreme baktım, inasanlarla kitabı tartıştım ve herkes o kadr övgüyle söz ettiki sanırım dedim ben yanlış anladım okuduklarımı. Ve bu şekilde düşündüğüm için kızdım kendime.
Yorumunuzu okuduktan sonrada yanılmadığımı anladım. Ancak bu kadr güzel eleştirilebilir bir kitap. Hayranlıkla ve şükranla teşekkür ediyorum hocam... erdem
03.12.2009 09:01
suna pala
02.12.2009 21:12
bu kadar gündemde olan bir kitabi yorumlamanıza çok sevindim.bence bu kitaba bir de sizin baktıgınız açıdan bakılmalı.allah yar ve yardımcınız olsun
kardelen
02.12.2009 11:15
kitabı okumadım ama yazarın amacı ne olursa olsun Hz. Mevlanayı bu şekilde romana konu etmesi doğru değil , bilinçsizce okuyacak olan insanlar üzerinde yanlış bir kanı oluşturabilir. selam ve dua ile Allah c.c a emanet olun..
hacer
01.12.2009 14:42
Selamun aleyküm hocam.. Öncelikle Rabbim sizden razi olsun..
Bu kitabi okumak istiyordum ve ismini listeme eklemistim ve ilk firsatta okuyacaktim.. Ama bu yazinizdan sonra okumasamda olur hatta okumayayim daha iyi düsünüyorum.. (iyiki okumamisim) Kitab okumak bir nimet ama secici/dikkatli olmak gerekiyor(mus) bunu birkez daha ve bu kez sayenizde anladim sagolun.. dua ile.. melek
01.12.2009 12:42
s.a
bende okudum aşk ı geçen hafta leştirileri bile bile bir müslüman bayan olarak okumak istedim.haddim değil insanları hele yazarları eleştirmek ama ben o kitapta aşkın hiç bir boyuutunu göremedim. mevlana ve şems yaşamamış olsaydı. elif şafak sanırım ilahi aşkın yanından bile geçemeyecekti. islam ılımlı islam tarzında verilmiş sanki. bir gayri müslim islamiyeti bu kitaptan nasıl tanır bilemiyorm!...(acaba aşk vicdan azabını kapatırmı..) esra
30.11.2009 19:04
''mevlana'yı gündeme getirerek, umuyorum ki, kimi tanıklıklarımın da gösterdiği gibi, mesnevi'ye ve diğer eserlere dikkat çekerek okuyucuyu gerçek aşkı okumaya teşvik etmiştir, edecektir. kitabın itikada dair malul yanları ise, yeterince içeriden yaşanmamış, henüz aşkla içine girilmemiş ama bir an önce yazma aşkıyla yanıp tutuşulmuş bir konuyu yazarken ortaya çıkacak olağan acemilikler ve sakarlıklar olarak görülmeli''
işte tam da bunu düşünüyordum ..bir sonraki yazınızdaki bu satırlardı benim temele oturttuğum bakış açısı kitabı okurken...hatta bi önceki yorumumda yazarı hakkında az çok fikir sahibiyim derken bunu kastetmiştim tabi ben bu kadar güzel ifade edememiştim o ayrı :) neyse sonuç olarak şayet okunursa temkinli bir şekilde ne yücelterek ne yererek,üstünde düşünerek okunabilecek bir kitapmış bunu anladım... buğz edilecek yönlerini görmezden gelmeyerek ama karalamadan bakmak marifet... gözardı ettiğim noktaları da gösterip bakış açımı geliştirdiğiniz için bir kez daha teşekkürler hocam...zaten hep böyle güzel br rolünüz oldu hayatımda...bundan sonra da böyle olacağına inanıyorum inşallah :) esra
30.11.2009 18:53
Senai Hocam yine her zaman olduğu gibi bir konuya farklı açıdan bakmamı sağladınız..
Kitabı çıktıktan kısa bir süre sonra okumuş ve kurgusunu (kitap içinde kitap halini) çok beğenmiştim...sadece bir roman ve nihayetinde yazarı hakkında az çok bi fikrim var ona göre okudum derin manalar yülemeye gerek yok deyip geçmiştim... hatta eleştiren arkadaşlara da o kadar takılmayınvari bir tutum sergilemiştim...yazarının mevcut okuyucu kitlesini göz önüne aldığımda olumlu etkileri olableceğini filan düşünmüştüm hatta...şimdi sizin açıklamalarınız ve tespitleriniz ışığında gördüm ki takılmayacak gibi değilmiş... şimd bu gözle bakıyorum okudğum kitaba... Sağolun hocam... harun
30.11.2009 14:24
romanı tam okumak üzereydim ama bu eleştirinizi okuduktan sonra okumayı vakit kaybı olarak görüyorum Teşekkürler hocam çok iyi yorumlamışsınız...
İlmiye Zeynep
30.11.2009 00:16
Tavsiye eden oldu,muhteşem bir aşk anlatılıyor dendi.Merak da ettim okuyayım dedim.Hatta Hz. Mevlana-Hz.Şems kısımlarını geçip sadece diğer aşk bölümlerini okuyanlar bile varmış.
Hz.Şems'le ilgili pek birşey bilmiyordum kitabı okurken.Kitabın başında da yazar belirtmemiş kendi cümleleri olduğunu.Okurken çok rahatsız olduğum noktalar oldu.Bir günde de bitti kitap. "Bana birşey kattı mı?" diye düşündüm günün sonunda. Hiçbirşey katmadı,katmadığı gibi bir günümü benden aldı götürdü.Bir daha da yazarın hiçbir kitabını okumam.Vaktimi çaldı,boşu boşuna ! Bu güzel yorum için teşekkürler Senai Amca. sena
29.11.2009 16:51
evet..böylesi sağlam bir yorumu sizin yapabileceğinizi bilmek gerekirdi hocam.. şu var ki kitabı okudum ve uslubü ile kurguları fena değil dedim.
sizin de dediğiniz gibi AMAsı var.. yazarın sadece roman diye defalarca belirttiğine şahit olmuş olsam da en azından bahssettiği yüce şahıslar hürmetine daha dikkatli davranmasını beklerdim.. roman da olsa hz mevlana ve şems'in bu şekilde anlatılması üzücü..buğza katılanlardanım.. yüreğinize sağlık.. Sudegül
29.11.2009 04:51
Madem yazarın hayal ürünü,madem Şems ve Mevlana'nın ağzından çıkmamaış kitabın içindeki cümleler,
Neden hayali kişilerine Şems ve Mevlana adını vermiş bu yazar.. Daha dikkat çekici ,tanınan kimseler oldukları için mi tercih etmiş onları? Aşk denince aklımıza ilk gelenlerden olduğu için mi hayali Aşk'ını Mevlana yaşamışcasına anlatmış? Sorular sorular.. Bu kitap ile ilgili kim yapacaktı böye dürüstçe yorumu diye bekliyordum ki;Senai hocam yapmış yine yapması gerekeni.. Bizlerde sana katılıyoruz ve bu ve bunun gibi fikri yıkım yapanların yaptıklarına buğz ediyoruz Değerli Hocam.. mahinur
29.11.2009 00:37
Kitabı okudum. Dini değerlerimizin içinin boşaltıldığı bir kitap olarak düşünüyorum... Bazı kitaplar vardır muhataplarına bir şeyler vermek içindir... Bazılarıda muhataplarından bir şeyler alır. Bu güzel değerlendirmenizi keşke daha önceleri yapmış olsaydınız... Dua ile...
Hülya
28.11.2009 23:30
İlla incitecekler ya Aşk'ı. Okumadım bu romanı yazarıda okumam zaten. Okuyan birileri beğenmiş şimdi kıymetli hocamın yazısını okuyunca içimden geçti nasıl beğenmişler diye. Yabancılaşmışız demek ki kendimize, Aşkın sonunu getirmişlere alkış etmişiz. Yazık olmuş, yine hüzün bulutlarını rüzgar olup sürü verdiniz gözlerime hocam ve evet duadan başka ne gelir ki elden.Ve sizin buğz ettiğiinize bende buğz ediyorum .
eren kardeş
28.11.2009 22:31
ben şahsen bu tür romanları okurken vicdan azabı çekiyorum helede kahramanlara o denli saygı duyuyorken....
osman
28.11.2009 21:23
bahsi geçen yazarın izmirdeki söyleşisine katılmıştım romanda geçen konuşmaların asla mevlananın ağzından çıkmadığını şems ve mevlana ilişkisne kendiince hayali bir yorum katarak yorumladığını söylemişti. Ve bunları söylerkende çok utanarak söylemişti. sonuçta bu sadece bir roman demişti tarihi gerçekliklerin bulunduğu pozitif bir kaynak değil.
bu bir savunma değil elbette mevlana ve hz şems için böyle anlamlara gelecek şeylern konuşulması doğru değil. bence svunmayı da dinlemek lazım yargısız infaz mümin e yakışmaz kanımca zehra
28.11.2009 14:15
Biz size,içinde sizin kendi hayatınızı anlatan bir kitap indirdik hala aklınızı kulanmıyormusunuz? (8enbiya 10.ayet)müslümanın hayatı vahyin anlattığı hayattır,aşkın anlatığı hayat kiminse????????? Enbiyeyi bir hayatla kalın..
canan
28.11.2009 13:49
Romandan çok hayatın gerçekleridir ilginç ve okunası ve yazılası olan. Romanı okumakla okumamak arasında tereddütlerim vardı, okuyanlar beğendiklerini söylediler ama okumadım. Romanın yazarı, roman içinde geçen konuşmaların Mevlana'nın değil kendi ağzından çıktığını belirtmeliydi kitabın başında.
Dinimiz iki kişiye gıpta edilmesini uygun görür: İlmi olan ve onu başkalarına öğreten ve malı olup onu Allah (c.c.) yolunda sarfeden kişi. Değil mi? |