|
Menü Arama Yazılarım ( 294 )
03.02.2010 O kadar da üzerine gitmeyin! İstanbul Tabip Odası da Şeriatçıdır Aslında!
![]() İstanbul Tabip Odası'ndan ithal kimi doktorlar, Denizli'de İslam'ı beğenmediklerini, aslında Allah'ın emirlerinden ve o emirleri ciddiye alan müslümanlardan pek hazzetmediklerini açıkça dile getirmişler. Helal olsun! Biliyorum ki, kazancınızın sermayesi O'nun yarattığı "beden"e dair çok derin anatomik bilgileriniz ve yıllara dayanan operasyon deneyiminizdir. Biliyorsunuz ki, Profesör olarak süregelen itibarınızın sebebi, yine O'nun yarattığı o bedenin tâ klasik hekimlerden bu yana fizyolojik olarak sözünde duruyor olmasıdır. Siz de farkındasınız ki cerrah olarak becerilerinizin uygulama alanı olan insan bedeninde, kurallar pek değişmez, ilkeler her defasında, her yerde aynıdır. Hiç şüpheniz yoktur ki, hem klasik hem de sürekli güncellenen insan anatomisi ve fizyolojisinin tutarlılığı sayesinde "bilim adamı" oldunuz. Önünüzde kaotik ve tesadüfi çalışan, bir tepkisi bir tepkisini tutmayan bir insan bedeni olsaydı, hastalarınızın hemen hepsi "post-op" dönemde sizi ve asistanlarınızı uykusuz bırakırdı. Dahası ne öğretim üyesi olduğunuz ve benim de mezunu olarak Dr. ünvanını şerefle taşıdığım o tıp fakültesi kurulabilirdi ne de şifa niyetiyle insanların ümitle kuyruğa girdiği hastaneniz ve/ya muayenehaneniz var olurdu. Demek istiyorum ki, hocam, O da sizin gibi "kafasına göre takılsaydı", meselâ bir gün, hem de öğrencilerinizin önünde safra kesesini bulamayabilirdiniz yaptığınız kesinin altında. Rezil olmak işten bile olmazdı! Hepi topu bir safra kesesinin lokalizasyonunda... Neydi yeri? Right Upper Quadrant: Yani ki, sağ üst kadran! O da siz O'na kafa tutuyorsunuz diye sizden öç almaya kalksaydı, meselâ operasyon sonrası hastanızın kanamasının durmasına dair onlarca faktörle ve muhtemelen ancak hematologlardan konsultasyon isteyerek anlamaya çalışacağınız tuhaf ve akıl sır ermez reaksiyonların tutarlılığı ile, siz inkâr etseniz de, ısrarla tuttuğu "fizyolojik pıhtılaşma sözü"nü ara sıra tutmadığını görebilirdiniz. O zaman size, "iyi cerrah", "muhteşem hoca" falan diyen çıkar mıydı? Özdemir Hocam, geç de olsa farkında olmanız gerek ki, harfiyyen O'nun emrini yerine getiriyorsunuz. O'nun "gör" diye verdiği gözü tam bir itaatle görmekte kullanıyorsunuz. O'nun "işit" diye emrettiği kulaklarınızı, O emretti diye, hem de iki taraflı, işitmekte kullanıyorsunuz. O'nun dinine dair laflar ederken bile, O'nun konuş diye verdiği dil, damak, dudak ve gırtlağınızı tam da O'nun dediği biçimde hiç itirazsız kullanıyorsunuz... Siz O'nun kurallarına, yani, o korkutucu kelimeyle ifade edersek, O'nun şeriatına zaten taraftarsınız. Elden ne gelir? Bu yazı 1533 defa görüntülenmiştir.
Yorumlar ( 8 ) Mansur Zafer
05.02.2010 22:32
Sorun kimin neye nasıl inandığı değil ki!.. İsteyen ateist olsun, isteyen domuz eti yesin.
Bize ne!.. Sorun, kendilerini ülke insanlarının sahibi gibi gören bir avuç 'azgın azınlığın' ülke insanlarına, 'sizde bizim gibi inanacak ve bizim dilediğimiz gibi yaşayacaksınız' dayatmasından başka birşey değil... İsteyen istediği gibi inanıp, yaşasın bizi ırgalamaz. Ama bizim inancımız ve de yaşayışımız (tıpkı işbu tabiplerin yaptığı gibi) dillere dolandın mı külahları değiştirmekten başka seçeneğimiz kalmıyor... EREN KARDEŞ
04.02.2010 16:22
diş hekimi h. ilknur demirci
04.02.2010 13:58
Hocam siteminizde yerden göğe kadar haklısınız, ama teşekkür de etmek erekiyor galiba.
Zira insan anatomisini bu kadar yakından görme! şansına sahip ender insanlardan olup da bu fikirde olanları görmek; daha yapmamız gereken çok şey olduğu konusunda bize doping mi oluyor ne... diş hekimi h. ilknur demirci
04.02.2010 13:52
hocam siteminizde yerden göğe kadar haklısınız,ama teşekkür de etmek gerekiyor galiba.
Zira insan anatomisini bu kadar yakından görme! şansına sahip ender insanlardan olup da herkesten daha sağlam teslimiyet göstermesi gerekirken bu durumda olanları görmek;daha ulaşmamız gereken çok insan olduğu konusunda bize doping etkisi mi yapıyor ne... sumeyye
04.02.2010 13:31
Ayrıca soralım bakalım bu ateist doktor beye İbni Sina tı tıp literatüründen çıkarmak gerekir mi?Ne de olsa o da şeriatçıydı....Kendisi İbni Sina kadar alim olsun ondan sonra inanca hakaret etsin,ebeliyorsa...
nesrin
04.02.2010 12:59
Ayşe Meryem
03.02.2010 20:04
olcay
03.02.2010 14:22
|